You are reading tafsir of 33 ayahs: 55:46
to 55:78.
46- Rabbinin huzurunda durmaktan korkan kimseye iki cennet vardır. 47- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 48- İkisinde de (meyvelerle dolu) türlü ağaçlar vardır. 49- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 50- İkisinde de akan iki pınar vardır. 51- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 52- İkisinde de her tür meyveden çifter çifter vardır. 53- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 54- Onlar, astarları kalın ipekten döşeklere yaslanırlar. Her iki cennetin de meyveleri (onlara) yakındır. 55- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 56- İçlerinde onlardan önce ne bir insanın ne de bir cinin el sürmediği, bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş/eşlerinin bakışlarını üzerlerinde toplamış (huriler) vardır. 57- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 58- Sanki onlar, yakut ve mercan gibidirler. 59- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 60- Hiç iyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey olabilir mi? 61- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 62- O ikisinin dışında/altında iki cennet daha vardır. 63- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 64- İkisi de siyaha çalan koyu yeşildir. 65- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 66- İkisinde de coşkun iki pınar vardır. 67- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 68- İkisinde de meyve, hurma ve nar vardır. 69- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 70- İçlerinde güzel huylu, güzel yüzlü (huriler) vardır. 71- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 72- Çadırlar içinde (eşleri için) saklanmış huriler vardır. 73- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 74- Onlara onlardan önce ne bir insan dokunmuştur, ne de bir cin. 75- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 76- Yeşil yastıklara ve son derece güzel döşemelere yaslanırlar. 77- O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? 78- Celâl ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir!
46-47. Rabbinin huzurunda durmaktan ve O’nun kendisinden haberdar olmasından dolayı O’ndan korkup çekinen, bundan dolayı da yasakladıklarını terk edip verdiği emirleri yerine getirene iki cennet vardır. Bu cennetlerin kap kacakları, süsleri, yapıları ve içlerindeki her şey altından olacaktır. Bu cennetlerden birisi yasakları terk etmenin, diğeri ise itaatte bulunmanın mükâfatıdır. Bu cennetlerin bazı nitelikleri ise şöyledir:
48-49. Yani o iki cennette çok çeşitli nimetler vardır. Gizli ve açık, hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği, hiçbir insanın hatırındna geçmeyen pek çok nimetler. Onlarda yumuşak, çok lezzetli ve olgun meyveler bulunan, yumuşak dalları olan gayet güzel ve pek çok ağaç vardır.
50-51. “İkisinde de” bu iki cennette, cennetliklerin istedikleri gibi ve canlarının arzu edeceği şekilde “akan iki pınar vardır.”
52-53. Orada tüm çeşitleriyle “her tür meyveden çifter çifter vardır.” Her bir türünün ayrı bir rengi, bir lezzeti vardır. Ondaki bu güzellik ve lezzet başka bir türde yoktur.
54-55. Cennetliklerin döşekleri ve onların üzerindeki halleri işte budur. Bu döşeklere yaslanacaklardır. Orada rahatlık içinde oturacak, kurulacaklardır. Tıpkı kralların tahtları üzerinde kuruldukları gibi. Bu döşeklerin niteliklerini ve güzelliklerini Yüce Allah’tan başkası bilmez. Öyle ki bunların yere değen astarları ipeğin en güzeli ve en değerlisi olan “kalın ipekten” olacaktır. Ya onların üzerinde oturacakları yüz kısımları nasıl olacak dersiniz? “Her iki cennetin de meyveleri (onlara) yakındır.” Yani bu iki cennetteki olgun ve toplanma zamanı gelmiş olan meyvelere ulaşım gayet kolaydır. Oturan da ayakta olan da uzanmış yatan da bunları kolaylıkla alabilir.
56-57. Onlardan önce ne bir insan, ne bir cin, hiç kimse bu eşlere ulaşamamıştır. Aksine hepsi bakiredirler. Kocalarına güzellikle yaklaşmaları ve nazları ile kocaları tarafından çokça sevilirler. Gözleri, kocalarının güzellikleri ve onlara duydukları kemâl derecesindeki sevgileri dolayısı ile kocalarından başkasını görmeyecektir. Aynı şekilde kocalarının gözleri de eşlerinin güzellikleri, onlara kavuşmanın lezzeti ve ileri derecedeki sevgileri dolayısı ile onlardan başkasını görmeyecektir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: 58-59. “Sanki onlar” berraklıkları, görünüşlerinin güzellikleri ve göz alıcıkları dolayısı ile “yakut ve mercan gibidirler. O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?”
60-61. Yaratıcıya güzel bir şekilde ibadet eden, kullarına faydalı olan kimsenin bu yaptıklarının, pek büyük mükâfatlar, kurtuluş, çok üstün nimetler ve her türlü olumsuzluktan arınmış güzel bir yaşantıdan başka bir mükâfaatı olabilir mi? İşte bu çok üstün iki cennet, Allah’ın mukarreb/yakın kullarınadır.
62-63. “O ikisinin dışında” yapıları, süsleri ve orada bulunan her şeyi gümüşten olan ve “ashabu’l-yemin”e (amel defterini sağ elden alanlara) verilecek olan “iki cennet daha vardır.” 64-65. Bu cennetlerin “ikisi de” çokça yeşillikleri ve çok su aldıkları için “siyaha çalan koyu yeşildir.” 66-67. “İkisinde de coşkun” durmadan kaynayan “iki pınar vardır.” 68-69. “İkisinde de” bütün türlerinden “meyve” ve özellikle de pek çok menfaatleri bulunan “hurma ve nar vardır.”
70-71. “İçlerinde” yani bütün cennetlerde “güzel huylu, güzel yüzlü” huriler “vardır.” Bunlar gizli ve açık güzelliklere sahiptirler. Hem yaratılışları itibari ile hem de huyları itibari ile güzeldirler. 72-75. “Çadırlar içinde (eşleri için) saklanmış huriler vardır.” Yani orada inciden çadırlar içerisinde saklanmış, kendilerini kocalarına hazırlamış huriler vardır. Bu, onların çıkıp cennet bahçelerinde dolaşmalarına aykırı değildir. Tıpkı koruma altında ve dışarı çıkmayan hükümdar kızlarının âdet üzere bahçelerde dolaştıkları onlar da dolaşırlar. “Onlara onlardan önce ne bir insan dokunmuştur, ne de bir cin.”
76-77. Bu iki cennete girecekler “yeşil yastıklara” yaslanacaklardır. Oturdukları yerlerden taşarak arkadan daha güzel görünümlü ve alımlı olması için saçakları bulunan yüksek oturma yerlerinin altındaki sergiler bunlar olacaktır. "ve son derece güzel döşemelere yaslanırlar.” “Döşemeler”den kasıt, oldukça güzel bir şekilde dokunmuş, değerli her türlü dokuma demektir. Bundan dolayı Yüce Allah, hem nitelikleri, hem görünüşleri itibari ile güzel olmaları, hem de yumuşak dokunuşları dolayısı ile bunların hepsini kapsayacak şekilde “son derece güzel” diyerek onları nitelendirmiştir. Bu iki cennet, daha önce anılan iki cennetten mertebe itibari ile daha aşağıdadır. Nitekim Yüce Allah:“O ikisin dışında/altında iki cennet daha vardır” buyruğu ile buna işaret etmiştir. Diğer taraftan Yüce Allah önceki iki cenneti nitelendirdiği pek çok sıfatı daha sonra sözünü ettiği bu iki cennet hakkında zikretmemiştir. Mesela ilk iki cennet hakkında:“İkisinde de akan iki pınar vardır” buyurduğu halde sonraki iki cennet hakkında: “İkisinde de coşkun iki pınar vardır” buyurmaktadır. Akan ile coşan arasındaki fark ise açıktır. Önce sözü edilen cennetler hakkında “İkisinde de (meyvelerle dolu) türlü ağaçlar vardır” buyrulmuş ama bu sonrakiler hakkında söz konusu edilmemiştir. Önceki iki cennet hakkında:“İkisinde de her tür meyveden çifter çifter vardır” buyurduğu halde sonrakiler hakkında: “İkisinde de meyve, hurma ve nar vardır” buyurmaktadır. Her iki vasıf arasındaki fark da bilinen bir husustur. Önce sözü edilen cennetler hakkında:“Astarları kalın ipekten döşeklere yaslaırlar” buyrulmuştur. Sonraki iki cennet hakkında böyle buyurulmayarak:“Yeşil yastıklara ve son derece güzel döşemelere yaslanırlar.” buyurulmaktadır. Daha önce anılan cennetlerdeki hanımların ve hurilerin nitelikleri ile ilgili olarak:“Bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş/eşlerinin bakışlarını üzerlerinde toplamış (huriler) vardır” buyrulduğu halde daha sonra sözü edilen cennetlerdekiler hakkında: “Çadırlar içinde (eşleri için) saklanmış huriler vardır” buyrulmaktadır. Yine bunlar arasındaki fark da malumdur. Daha önce anılan cennetlikler ile ilgili olarak:“Hiç iyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey olabilir mi?” buyrulması orada sayılanların, ihsan makamında olanların mükâfatı olduğunu göstermektedir. Ancak sonrakiler ile ilgili olarak böyle buyrulmamaktadır. Sadece önceki iki cennetin daha önce söz konusu edilmesi bile onların üstünlüklerini göstermeye yeterlidir. İşte bu hususlar, öncekilerin sonrakilerden üstün olduğunu ve bu iki cennetin peygamberler, sıddîkler, Allah’ın salih, has ve yakın/mukarreb kullarına hazırlanmış olduklarını, sonradan söz konusu edilen iki cennetin ise genel olarak bütün mü’minlere hazırlanmış olduğunu ifade etmektedir. Bununla birlikte sözü edilen bütün cennetlerde hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği, hiçbir insanın hatırından geçirmediği nimetler vardır. Orada canların çektiği, gözlerin görmekten zevk aldığı her şey olacaktır. O cennetlerde bulunanlar son derece rahat olacaklar. Hoşnut kalacaklar, huzur içerisinde bulunacaklar, barınakları da pek güzel olacaktır. Öyle ki onların hiçbiri kimsenin kendisinden daha iyi bir durumda olduğunu, içinde bulunduğu nimetlerden daha yüksek nimetlere sahip olduğunu düşünmeyecektir.
78. Yüce Allah, lütuf ve ihsanının genişliğini söz konusu ettikten sonra şöyle buyurmaktadır:“Celâl ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir!” Lütuf ve hayrı pek büyük ve pek çoktur. Göz kamaştırıcı celâl ve azameti, en mükemmel şan ve şerefi, dostlarına lütuf ve ikramı son derece ileridir.
Rahman Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Hamd, şükür ve bütün güzel övgüler yalnız Allah’adır.
***