You are reading tafsir of 3 ayahs: 62:9
to 62:11.
9- Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrıda bulunulduğu vakit Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır. 10- Namaz kılındığı zaman da yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan (rızkınızı) arayın. Allah’ı da çokça anın ki kurtuluşa eresiniz. 11- Onlar, bir ticaret veya bir eğlence görünce dağılıp ona yöneldiler ve seni ayakta (hutbenin ortasında öylece) bıraktılar. De ki:“Allah’ın katındakiler, eğlenceden de ticaretten de hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.”
9. Yüce Allah, mü’min kullarına Cuma namazına gitmeyi ve Cuma namazı için ezan okunduğunda namaza gitmek için eli çabuk tutmayı ve koşmayı emretmektedir. Koşmaktan kasıt ise namaza gitmekte eli çabuk tutmak, ona önem vermek ve onu en önemli bir iş olarak görmektir. Yoksa normal anlamda koşmak kastedilmemektedir; çünkü namaza giderken koşmak yasaklanmıştır. "ve alışverişi bırakın.” Yani namaza çağrıldığında alışverişi bırakıp namaza gidin. Çünkü “eğer bilirseniz bu sizin için” alışverişle uğraşmaktan yahut farzların en pekiştirilmişi olan bu farz namazı geçirmenizden “daha hayırlıdır.” Çünkü Allah’ın nezdindekiler daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Dünyayı dine tercih eden kimse ise kâr sağlayacağını zannederken gerçek anlamda ziyana uğrar.
10. Bu alışverişi terk etme emri, namaz süresince söz konusudur. “Namaz kılındığı zaman da yeryüzüne” kazanç elde etmek ve ticaret yapmak üzere “dağılın.” Ticaretle uğraşmak, Allah’ın zikrinden gafil olma ihtimalini beraberinde getirdiğinden dolayı Yüce Allah, bunun telafi edilmesi için adının çokça anılmasını emrederek: “Allah’ı da çokça anın.” yani ayakta iken, otururken ve yanlarınız üzerinde yatarken O’nu zikredin, buyurmaktadır. “ki kurtuluşa eresiniz.” Çünkü Allah’ın adını çokça anmak, kurtuluşun en büyük sebepleri arasındadır.
11. “Onlar, bir ticaret veya bir eğlence görünce dağılıp ona yöneldiler” bu eğlence ve ticarete duydukları ileri derecedeki ilgi dolayısı ile mescidin dışına çıktılar ve hayırlı olanı terk ettiler “ve seni ayakta” insanlara hutbe okuduğun halde “bıraktılar.” Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir cuma günü insanlara hutbe verirken Medine’ye ticaret malları taşıyan bir kervan gelmişti. Mescidde bulundukları sırada bunu haber alan ahali mescidden dağıldılar ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’i hutbe verirken bırakıp gittiler. Halbuki onlar, böylelikle acele edilmemesi gereken bir şey için acele ettiler ve bir edebi terk ettiler. "De ki: Allah’ın katındakiler” ecir ve mükâfatlar, hayırlı olanı terk etmeyen ve Allah’a ibadet üzere sabreden kimseler için “eğlenceden de ticaretten de hayırlıdır.” Çünkü ticaretten birtakım maksatlar elde edilse bile şüphesiz ki bu, azdır ve gelip geçicidir. Âhiret azığını elden kaçırmaya sebeptir. Ama Allah’a itaat üzere sabretmek, rızkın elden kaçmasına sebep olmaz. "Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.” Allah’tan korkup sakınana O, ummadığı yerden rızık verir.
Bu son âyetlerde birkaç önemli husus dikkati çekmektedir: 1. Cuma namazı mü’minlere farz olup ona gitmekte eli çabuk tutmak ve ona gereken önemi vermek gerekir. 2. Cuma günü verilen iki hutbe farz olup bunlarda hazır bulunmak gerekir. Çünkü ayette geçen “Allah'ın zikri” ifadesi, Cuma günü irad edilen iki hutbe diye açıklanmıştır. Allah da bu zikre koşmayı emretmiştir. 3. Cuma günü için nidâ/ezan meşrudur ve emrolunmuştur. 4. Cuma ezanından sonra alışveriş yasaklanmış ve haram kılınmıştır. Bunun tek sebebi, alışverişin farzın kaçırılmasına sebep olması ve farzı eda etmeyi önleyecek şekilde kişiyi meşgul etmesidir. Bu da herhangi bir işi yapmak asıl itibari ile mubah olsa dahi bir farzı kaçırmaya sebep oluyor ise o işin bu durumda caiz olmayacağının delilidir. 5. Cuma günü iki hutbede hazır olmak emredilmekte ve bu hutbelerde hazır bulunmayanlar yerilmektedir. Bu hutbeleri can kulağıyla dinlemek de hazır bulunmanın bir gereğidir. 6. Nefsin eğlence, ticaret ve arzularını gerçekleştirmeyi istediği vakitlerde Allah’a ibadete yönelen kulun, Allah’ın nezdindeki hayırları düşünmesi ve O’nun rızasını kendi hevâsına tercih edenlere hazırladıklarını hatırına getirmesi gerekir.
Cuma Sûresi’nin tefsiri -Allah’ın yardımı ve lütfu ile- sona ermektedir. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun.
***